Advertise here

BannerFans.com

Monday, January 10, 2011

Fatmagülün suçu ne Episode-1/ Part-1

One of the most popular TV series in Turkey lately; Fatmagül'ün suçu ne. Below you can follow the script and watch the video. If you can't watch the video click here.




Rahmi: Fatmagül
Fatmagül: Geldim. 
I'm coming (It's used in past tense in Turkish as I came)
Rahmi: Sağol, sağol. 
Thanks, thanks (in Turkish you will see repetitions commonly.)
Fatmagül: Abi, ben çıkacağım (çıkıcam) birazdan. 
Brother I will go out in a bit.
Rahmi:çık, çık tamam çık sen.
Go, go, ok you go.
Mukaddes: Bakma, bakma o saate. Tekne sen olmadan da yanaşır sahile, merak etme.
Don't look, don't look at your watch. Boat would approach to shore without you as well, don't worry.

Kime diyorum…. Fatmagül..
Who am I talking to..
Fatmagül: Ne olur yenge, beni görmezse darılır.
Please aunt, he would be sad if he doesn't see me.
Mukaddes: Aptal, atma kendini o kadar ortalara. İki günde hevesi geçecek adamın.
Silly, don't throw yourself that much, in two days he will loose his interest.

Mukaddes: Gülme sen de aptal, aptal, dön önüne.
Don't smile like an idiot, look in front of you.
***
Ebe Nine, gel bir çayımızı iç
Ebe Nine come and drink our tea.
Ebe Nine: Yanığa gidiyorum, dönüşte.
I'm going for a burn case, on my way back.
***

-Hadi gözün aydın Mustafa, hasret bitiyor.
Come on, may your eyes shine, longing is finishing.
-Bizi bir gün bile karşılayan olmadı.
We didn't have anyone meeting us even one day.
-Reis, yenge, siz nişanlıyken gelir miydi karşılamaya?
Reiss, was missus coming to meet and greet you when you were engaged.
-Ne gezer, evin kapısını açsın razıyım. O kaidesini kaldıracak da sahile koşacak.
Not likely, it's enough for her to open the door. Like she will make a move and run to the shore. 

Now you can either move to Turkish listening& pronunciation exercise below or continue with the other episode.
This part is for you to practise listening and pronunciation. Try to follow the sentences with script so you will get familiar with the sounds.Try to figure out the meanings. Ask me if you struggle.

Fatmagül: Hoş geldin
Mustafa: Hoş bulduk
Fatmagül: Balık bolmuş.
Mustafa: Senin şansına
Mustafa: Sen şöyle biraz dur, kasaları yükleyelim.
Sonra eve bakmaya gideriz. …..
Geliyorum.

Mustafa: Sen bırak Reis.
-Asıl sen bırak oğlum. Kızı bekletme.
Mustafa: Olur mu öyle şöyle.
-Sen elleme lan, sürdüğün kokular boşa gitmesin.
Mustafa: Ya, abi.
***

Erdoğan:Akın.. şuradaki büyük arabalardan al. İki tane benim bavulum var, 5 tane de amcamların
Üzerlerinde isim yazıyor zaten.
Akın: Peki Efendim.
Reşat: Valizlerin başında bekle sen, ikinci arabayla gelirsin.
Erdoğan: Yedi tane ha. Eksik almayın.
Münir: Enişte hoş geldiniz.
Rıfat: Yengecim hoş geldin.
Reşat: Hoş bulduk, ne var ne yok.
Münir: Bavullar nerede.
-Adamlar getiriyor.
Münir: Hadi o zaman gidelim.
Erdoğan: Baba, nasılsın.
Rıfat: Şükür gelebildin.
Erdoğan: Amcama söyleyeceksin.
Münir abi nasılsın?
Münir: İyidir, sen nasılsın.
Erdoğan:Ya bavulların başında bekle demedim mi sana ben?
Erdoğan: Akın bekliyor işte.
Reşat: Ya kaybolur, bir şey olur, uğraş dur.
-Çocuklar bakıyormuş işte. Huysuzlanma Reşatçım.

***
Reşat: Araba nerede?
Münir: Geliyor enişte, geliyor.

Reşat: Off, çok sıcak.

Kerim: Erdoğan
Erdoğan: Geliyorum, bir dakika.
Reşat: Ya, nereye gidiyor bu.
Erdoğan: Naber lan.
Kerim: İyidir, kusura bakma, yanına gelemedim arabayı çekecekler diye.
Erdoğan: Ha, bizi mi karşılamaya geldin sen.
Kerim: Yok Vural’ı bekliyorum. Şimdi indi o da.
Erdoğan: Aa, aynı uçakta mıydık, ben hiç görmedim.
Reşat: Ya, kimi gördü bu gene lak lak ediyor.
Kerim, Ebe Nine var ya, onun evlatlığı.
Reşat: Ebe Nine deme bana.
Münir:  Erdoğan hadi.
Erdoğan: Geliyorum, bir dakika.
Reşat: Ya nereye gidiyor bu.
Kerim: Beni karşıla deyince ben de Galip ustanın arabasını aldım, geldim.
Erdoğan: Ha iyi yapmışsın.
Kerim: Ee Selim nerede?
Erdoğan: Valla, beyefendi bugün gelecek inşallah. Akşama falan burada olur.
Münir: Erdoğan hadi oğlum.
Erdoğan: Hay Erdoğanıza!
Kerim: Hadi, hadi git. Nasılsa nişanda görüşeceğiz.
Erdoğan: Belki daha önce de görüşürüz.
Kerim: Eyvallah.
Reşat: Bu sıcakta bekletiyorsun bizi.
Erdoğan: Kusura bakma amca. Bir senedir görüşmüyorduk da bir merhaba diyeyim dedim.
-Yaz kış burada yaşıyor değil mi, o?
Erdoğan: Evet.
Reşat: Ebe Ninesi ile koyların bekçiliğini yapıyorlar.
Kıracağım bellerini sonunda o olacak.
Münir: Aslında kadını ikna etsek, bütün kasaba arkasında, sapır sapır dökülecek tapuyu ama.
Reşat: Halledin işte Münir, niçin buradasınız.
Kanun çıktıktan sonra 5 katına alamayacağız o arsaları biliyorsunuz değil mi. O zaman biz sapır sapır dökeceğiz paraları.
Abi, uğraşıyoruz biliyorsun, ama kadın direniyor. Bir taraftan uyandırmak da istemiyoruz.
Reşat: Şu nişan işi bitsin. Ben çökeceğim o kadının gırtlağına belli oldu.
***
Sağol Ebe Nine, Allah razı olsun.
Ebe Nine: Hadi bakalım, geçmiş olsun.
Sağolasın, kaç günde iyileşir Ebe Nine bu?
Ebe Nine: Merak etme Yaşaranların nişanında böyle şakkıdı, şakkıdı oynarsın.
Ebe Nine’nin macunları aynı günde etkisini gösteriyor.
Ölüyü bile diriltti, daha ne diyeyim.
Ebe Nine: Aman edepsizler, aman. Hadi hoşça kal.

***

Polis: Hadi bekleme, devam et.
Kerim: Tamam.
Vural, acele, acele, çabuk durdurmuyorlar.
Ne adamsın ya.
Çabuk abi, acele durdurmuyorlar.
Vural: Ben de seni gördüğüme çok sevindim.
Kerim: Hoş geldin.
Vural: Hoşbulduk.
Kerim: Ee, oğlum bir saattir seni bekliyorum herkes çıktı sen çıkmadın.
Vural: Ee, kalabalıktı, millet bavulunu alırken ben de bir kahve içeyim dedim.
Eee, ne yapıyorsun?
Kerim: İyidir.
Vural: Bakıyorum da, biz yokken boş durmamışsın. Kas yapmışız.
Kerim: Ya, sabahtan akşama kadar spor yapıyorum.
Vural: Hadi canım.
Kerim: Ne diyorsun oğlum ya, bütün gün atölyedeyim.
Vural: Ee, tabii sen de haklısın, demir kaldır, demir indir.
Kerim: Yaşaranlarla aynı uçaktaymışsınız.
Vural: Bilmem görmedim.
Kerim: Erdoğan da seni görmemiş.
Vural: Onlar business’taydı herhalde.
Kerim: Selim de akşama gelecekmiş.
Vural: Hmm, desene bizim çete gene toplanıyor.


Vural: Bu ne lan.
Oğlum bu ne değiştir şunu.
Kerim: Eee, Galip ustanın arabası oğlum.







No comments:

Post a Comment